Bu yazım Türklerin 14. yüzyıldan bu yana yaşamaya devam eden bir efsanesi olan çini hakkında olacak. Peki çini hakkında kısa bir serüvene çıkmaya hazır mısınız?

Çininin geçmişine şöyle bir göz atacak olursak çini kısaca toprağın pişirilmeden önce şekil verilip kap-kaçak, tabak, vazo, sürahi ve benzeri eşyaların üretilmesine dayanan bir el sanatıdır. Bu el sanatı genellikle Çin, Japonya ve Türkiye gibi Asya ülkeleri arasında popülerdir ve ilk olarak bu ülkelerde üretilip yaygınlaştırılmıştır. Türklerde ilk olarak 1400lü yıllarda yaygınlaşmaya ve tarihsel kanıt olarak cami ve türbe gibi yerlere dekor olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Türkiye’de çini dediğimiz zaman akla gelen iki yer vardır: İznik ve Kütahya. Kütahya çinisi tarih olarak İznik çinisinden daha önce üretilmeye başlanmış ve ek olarak 18. yüzyılda çinicilik sanatının İznik’te tamamen kaybolmasıyla Kütahya bu alanda faaliyet gösteren tek yer olmuştur.

Genellikle turkuaz, yeşil, mavi, sarı ve kırmızı renkleriyle oluşan çinilerin motifleri ise genelde çiçek ve kuştur. Bu nacizane eserlerin bir ortamı mükemmel bir şekilde sakin ve doğayla iç içe gibi göstermesi ise onları her zaman daha da yukarıda tutmuştur. Örnek olarak Osmanlı zamanında inşa edilen camilerin içlerini ele alabiliriz. Çini seramiklerle ve çinilerle donanan bu camilerde çini üzerinde ek olarak hat sanatı da kullanılmış ve bu görüntü daha da güzelleştirilmiştir.

Kütahya Çinisi

Kütahya Çinisi

Çinicilik alanında hizmet vermekte olan Oğuz Çini Kütahya, bir çok kategoride onlarca ürünle birlikte Kütahya çinisi satışı yapmaktadır. Yüzyıllardır süre gelen bu geleneği devam ettirerek kaybolmamasını sağlamak ve aynı zamanda bu alanda ortaya güzel eserler çıkarmakla birlikte firma gerçekten emeğinin hakkını almayı hak etmiştir. 1993 yılından bu yana baba mesleği olan çiniciliği devam ettiren ve gelişen teknolojiyle birlikte işlerini elektronik ticarete de döken Oğuz çini, bu mesleğin ne kadar kar amaçlı yapıldığını söylese de bu işi severek yaptıklarını belirterek Kütahya’nın ünlü bir sözünü de dile getirmiş: Çini tozunu koklayan bir daha bırakamaz.

Eğer siz de bahsetmiş olduğum bu noktalara değer veren birisiyseniz Oğuz Çini‘nin internet sitesini ziyaret edebilirsiniz.