Bir dönem tek derdimiz Yunanistan’dı. Kardak krizi, hava sahası ihlal etmeler, baklava sahiplenmeler derken geçinip giderdik. Günün birinde o günleri özleyeceğim hiç aklıma gelmezdi.

yunanistan-ile-milli-dusmanlik-zamanlari

Yunan’ın kıymetini bilin oğlum. Ne güzel düşmandı, ne naif yıllardı. Arada uçaklar hava sahasını işgal ederdi, pilotlar it dalaşçılık oynardı. Gemiler balıkçı falan kovalardı, “de gidin ötede avlanın” derlerdi.

Orası benim şurası senin diye mirasta arsa paylaşamamış akraba gibiydik. Dağa taşa bayrak çizer, “ha bura benim” diye kayalığa keçi falan çıkarırdı lan bu adamlar. Ama deprem olunca ilk yardıma o gelir, gazeteleri geçmiş olsun komşu diye Türkçe başlık atardı, hapishane mahkumları bile yardım toplayıp gönderirdi.

Bak doğuya iyi bak şimdi. Din kardeşiymiş. Bak ne barbarlar ne hayvanlar var, kafa kesen insan yakanlar. Kalleşler. Ya yunan öyle mi? Çupra yer uzo içer lan bu adamlar, zeytinyağlıya ekmek banar, buzuki çalar, zeybek oynar, öyle düşman mı olur lan?